8 Şubat 2023 Çarşamba

 08.02.2023

 

 

ANADOLU COĞRAFYASINDA GÖRÜLEN DEPREMLER

Furkan Ali Arı*


 

Doğal afetler; insanlığın varoluşunun öncesine dayanan, dünyanın yaratılışından bu yana devam eden süreçlerdir. Doğal afetler karşısında insanlık her daim savunmasız kalmıştır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte afetlerle insanlığın mücadelesi biraz olsun kuvvetlenmiştir. Tabii bu durum günümüzde Japonya gibi gelişmiş ülkelerin sahip olduğu birikimle teknolojik kolayıklarla çok daha mümkün olmuştur. Anadolu coğrafyası genç arazi yapısına sahip olması nedeniyle başta deprem  olmak üzere çeşitli doğal afetleri sıkça yaşamıştır.  Peki deprem nedir, nasıl meydana gelir?

Yerkabuğundaki kırılmalar sonucu aniden ortaya çıkan titreşim dalgalarının geçtikleri ortamları sarsma olayına deprem denir. Deprem öngörülebilen fakat geldiği zaman önlenemeyen bir doğa olayıdır. Sismoloji bilimi depremleri; kırık depremler, artçı depremler, çöküntü depremler ve deprem fırtınaları olmak üzere sıralamıştır. Anadolu coğrafyası üzerinde yaşanmış olan depremleri Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihleri içerisinde inceleyelim. Bu inceleme daha çok depremin yaratmış olduğu harabiyet üzerine yapılacak olup deprem farkındalığı açısından ne durumda olduğumuzu görmek amaçlıdır.

 

Osmanlı Dönemi’nde Görülmüş Bazı Depremler

 

1509 Büyük İstanbul Depremi

Osmanlı döneminde oluşan ilk büyük deprem olup 10 Eylül 1509 yılında meydana gelmiştir. Depremin yıkıcılığı ve hasarı çok büyüktür. Halk bu depreme Kıyamet-i Suğra (Küçük Kıyamet) demiştir. Vak’anüvisler (Tarih Yazıcıları) defterlere İstanbul ve çevresinin kırk gün boyunca sallandığını geçmişlerdir. İstanbul reayasının günlerce bağ, bahçe ve sokak gibi açık alanlarda konakladığı aktarılmaktadır. Sayısal olarak kayda geçen veriler şöyledir:

·       4.000-13.000 insan hayatını kaybetmiş,

·       10.000 civarı insan yaralanmış

·       1070 hane harap olmuştur.

22 Mayıs 1766 Depremi

1766 Depremi Osmanlı tarihi açısından ağır hasarlar bırakmış olup, Vak’anüvisler tarafından İstanbul’un geçirdiği en ağır deprem olarak kayıtlara geçmiştir. Depremi takip eden artçı depremler üç ay kadar devam etmiştir. 1766 Depremi Tsunami yaratmış ve 4.000 insan hayatını kaybetmiştir. Osmanlı Mimarisinde önemli yapılar; Topkapı Sarayı, Fatih Camii, Yedikule, Eğrikapı, Galata, Kapalıçarşı ve Ayasofya ciddi anlamda hasar görmüştür. Bu yapılar deprem sonrası dönemin mimarları tarafından onarılmış ve eski sağlığına kavuşturulmuştur.

10 Temmuz 1894 Depremi

Kayıtlara Osmanlı Döneminde meydana gelmiş son büyük deprem olarak geçmiştir. 1894 Depremi geniş alanda hissedilmiş olup başta İzmit Körfezi ve İstanbul’da ciddi hasarlara neden olmuştur. 1,5 yüksekliğine tsunami görülmüştür. Depreme, Büyük Hareket-i Arz (En Büyük Zelzele, Deprem) adı verilmiştir. Tahmini olarak 1.349 insan kaybının olduğu defterlere geçirilmiştir.

Türkiye Cumhuriyet’i Dönemi’nde Yaşanmış Depremler

 

Büyük Erzincan Depremi

27 Aralık 1939, Cumhuriyet döneminin en ciddi depremidir. Yeni kurulan bir devlet için son derece yıpratıcı olmuştur. Yaklaşık olarak 33.000 kişi depremde hayatını kaybederken 100.000 yaralının olduğu görülmektedir. 116.000 civarında bina yıkılmış ve Erzincan depremi 7.9 deprem şiddeti ile dünyada meydana gelen büyük depremler arasında sayılmaktadır. Bu depremin ardından yurt çapında yas ilan edilmiştir. Yardım konvoyları, soğukla da mücadele eden depremzedelere ancak iki gün sonra ulaşabilmiştir. İlk kez depreme karşı önlemler tartışılmaya başlanmış; başta gazeteler olmak üzere yazılı basın depremle nasıl yaşanması gerektiği yazmıştır. Bu dönemde Nazım Hikmet de deprem üzerine “Kara Haber” adlı şiirini yazmıştır.

Muradiye Depremi

Van’ın Muradiye ilçesinde 24 Kasım 1976 yılında meydana gelmiştir. Deprem 7,5 şiddetinde gerçekleşmiş enkaz altında hayatını kaybeden insanlar dışında enkaz zedeler -17 derece hava sıcaklığı ile mücadele etmiş ve ölümler gerçekleşmiştir. Olumsuz hava şartları arama kurtarma çalışmalarını olumsuz anlamda engellemiştir. Bölge içirişinde Erzincan Depreminden sonra yaşanmış en şiddetli depremdir. Can kaybı 3.840 kişi olurken 497 kişi yaralandı ve birçok yurttaş evsiz kalmıştır.

Gölcük Depremi

17 Ağustos 1999 çoğu vatandaşa travma olmuş Türkiye’nin yaşadığı en büyük felaketlerden biridir. Deprem Kocaeli/Gölcük merkezli yaşanmış olup şiddeti 7,4 büyüklüğündedir. 17 Ağustos depremi tüm Marmara Bölgesinde, Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir alanda hissedilmiştir. Resmi raporlara göre 18.000'e yakın kişinin öldüğü, 25.000'e yakın kişinin de yaralandığı bilinmektedir. Resmi olmayan bilgilere göre 50.000 ölüm ve 100.000 civarında yaralı olduğu söylenmektedir.  Deprem gerek büyüklük gerekse verdiği hasar bakımından son yüzyılın en büyük depremlerinden biridir.

Van Depremi

23 Ekim 2011 yılında meydana gelen deprem, Edremit merkezli olup 700’e yakın insan hayatını kaybetmiştir. 2.000 kişi yaralanmış ve bölgede iki buçuk ay eğitime ara verilmiştir. Yerel halk bu süreç sonrası normal yaşamına dönmeye başlamıştır.

Kahramanmaraş Depremi

Ülke olarak son zamanlarda yaşadığımız en büyük afet ne yazık ki, 2023 yılının ikinci ayının ilk haftasında meydana geldi . 6 Şubat 2023 saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde 7,7 şiddetinde olan bir deprem. Tüm Türkiye seferber oldu ve olmaya devam ediyor. Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya ve Adana hepimiz bu illerden gelecek güzel haberlere, hayat ışıklarına tutunduk bekliyoruz. Depremin şiddeti ve yıkıcılığı ne yazık ki çok yüksek resmi rakamlar her gün her saat güncelleniyor. Tek umudumuz daha az hasar ve insan kaybı ile bu felaketi atlatmak. Deprem doğal bir felaket ancak deprem değil ihmaller öldürüyor. Yaşananlarda ders çıkararak her deprem sonrası aynı şeylerin artık konuşulmadığı bunun yerine iyi örneklerin ve risk azaltıcı mücadelenin öne plana çıktığı bir geleceğimiz olmasını diliyoruz.

Güzel ve umutlu haberler almak tek temennimiz. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın başı sağ olsun.

***

 

 

 

 



[*] Hacettepe Üniversitesi Tarih Bölümü Öğrencisi, ari.furkan@hacettepe.edu.tr