Ulusal Sürdürülebilir Kalkınma Koordinasyon Kurulu (USKKK) Üzerine
Doç. Dr. İzzet Arı
19 Temmuz 2022 tarihinde Resmî Gazetede
yayınlanan Ulusal Sürdürülebilir Kalkınma Koordinasyon Kurulu (USKKK)
hakkındaki Genelge, Türkiye’nin son yıllarda başta iklim değişikliği, yeşil
ekonomi, sıfır atık ve yeşil mutabakat olmak üzere sürdürülebilir kalkınma için
yapılan çalışmalara bütünlük sağlaması bakımından oldukça önemli.
1992 yılındaki Birleşmiş Milletler (BM)
Çevre ve Kalkınma Konferansından (Rio Zirvesi) beri Türkiye’de sürdürülebilir
kalkınma ana politikası ve ilkeleri için kurumsallaşma adına projeler ve
faaliyetler yürütülmüş ve ihtiyaç duyulan etkin koordinasyon için zamanla bazı adımlar
atılmıştır. Örneğin Rio+10 olarak adlandırılan Johannesburg Zirvesi için ulusal
ölçekte uygulama planları ve sektörel politikaları esas alan Ulusal Sürdürülebilir
Kalkınma Ulusal Raporu-2002 bu kapsamdaki ilk adımlardan biridir.
Johannesburg Zirvesini takip eden yılda
Mülga Devlet Planlama Teşkilatı’nın koordinasyonunda bir Ulusal Sürdürülebilir
Komisyonu oluşturulmuştur. Bu komisyonda Dışişleri Bakanlığı, Çevre ve Orman
Bakanlığı (mülga) ve İçişleri Bakanlığı yer almıştır. Bu komisyon kurumlararası
sürdürülebilir kalkınmanın ele alındığı ilk komisyon olarak kabul edilebilir.
Daha sonra Türkiye’nin Avrupa Birliği
adaylık sürecinin de hız kazanmasıyla yine DPT’nin ana faydalanıcısı olduğu
“Sürdürülebilir Kalkınmanın Sektörel Politikalara Entegrasyonu Projesi”
2006-2008 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Bu projede sürdürülebilir
kalkınma ilkelerinin başta enerji, ormancılık, su ürünleri, Ar-Ge ve teknoloji
ile kentleşme sektörlerine entegrasyonunu sağlayacak politika ve araçları kapsamlı
bir şekilde çalışılmıştır. Ayrıca projede sürdürülebilir kalkınmanın yerelleşmesinin
etkin bir şekilde sağlanması için bir hibe programı da uygulanmıştır. Bu proje
sırasında yine kurumsallaşma ve etkin koordinasyon adına politika önerileri oluşturulmuştur.
2012 BM Sürdürülebilir Kalkınma
Konferansı (Rio+20) için Kalkınma Bakanlığı’nın ana faydalanıcısı olduğu sürdürülebilir
kalkınma projesi 2011-2012 yılları arasında kapsamlı ve çok paydaşlı bir
biçimde uygulanmıştır. Bu projede sürdürülebilir kalkınma için yeşil büyüme
vizyonu ön plana çıkmış daha önceki projeler gibi Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu’nun
ilgili kurumları ortak bir anlayış ile Türkiye’nin Rio+20’ye verimli bir
şekilde katılmasında rol oynamıştır. Rio+20 zirvesinden sonra “İstediğimiz Gelecek”
isimli raporda belirtilen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının hazırlanmasına
yönelik ihtiyacın karşılanması için tüm ülkeler bir araya gelme kararı
almıştır. Binyıl Kalkınma Hedeflerinin yerini alacak olan bu yeni amaç ve hedef
setinin oluşturulması yaklaşık iki yılı aşkın bir sürede müzakerelerle gerçekleştirilmiştir.
Bu müzakerelere yalnız devletler değil sivil toplum ve araştırma kuruluşları da
dahil olmaya çalışmıştır. Eylül 2015’te Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA)
ve Hedeflerinin BM Genel Kurulunda kabul edilmesiyle 2030 yılına kadar geçerli
olan 17 amaç ve 169 hedef tüm ülkelerin yeni yol haritasını oluşturmuştur.
Gündem 2030 isimli belgenin bir parçası olan SKA’lar aynı zamanda etkin izleme
ve değerlendirme ile kurumsallaşma adına gereklilikleri de ortaya koymuştur.
SKA’ların kabulünden sonraki ilk Yüksek
Düzeyli Siyasi Forumda ülkeler SKA’lar için Gönüllü Ulusal Raporlarını BM’ye
sunmaya başlamıştır. 2016 yılında başlayan bu raporlama sürecinde ilk yıl
sadece 22 ülke raporunu paylaşmıştır. Türkiye bu ülkeler arasında yer almış ve
SKA’lara nasıl erişeceğine yönelik yaklaşımını BM’de açıklamıştır. Bu çalışmayı
takip eden yıl yine Kalkınma Bakanlığının faydalanıcısı olduğu Sürdürülebilir
Kalkınma Hedefleri Kapsamında Mevcut Durum Analizi Projesi yapılmıştır. 17 SKA ve
169 hedefi için geçerlilik ve proje, program, plan ve politika bütünlüğünde kapsamlı
değerlendirmesi ve politika önerileri bu proje ile belirlenmiştir. Bu projenin
çıktıları Türkiye’nin 2019 yılında sunduğu İkinci Gönüllü Ulusal Rapora temel
teşkil etmiştir.
Tüm bu proje çalışmaları ve müzakereler
sonucunda kurumsallaşma ve etkin koordinasyonun gereği belirtilmiştir.
Oluşturulacak koordinasyon kurulunun “kimseyi geride bırakmaması” teması
üzerine olması önerilmiştir. Ayrıca merkezden à yerele giderken ulusal politikalara
uygun proje ve faaliyetlerin yapılması ve yerelden à merkeze gelirken de etkin
izleme-değerlendirmenin yapılarak sonraki politikalara girdi sağlanması
ihtiyacı açıkça belirlenmiştir. Böylelikle kurulan USKKK sektörler arasında
politika uyumunun sağlanması ve kurumlar arası etkin koordinasyonun
oluşturulması için gereken ihtiyacın karşılanması için çok önemli bir dönüm
noktasının geçilmesi anlamına gelmektedir. USKKK’nin bundan sonraki işleyişi
ile ilgili olarak ilk akla gelen önerilerimi sıraladığımda:
o SKA’lar doğru yerelleşme adımları için yerel yönetimler/idareler tarafından gerçekleştirilen proje ve faaliyetleri hakkında detaylı bilgilerin yer aldığı veri tabanının USKKK sekreteryasında kurulması,
o SKA’ların politika ve göstergeler bazında takibi için izleme ve değerlendirme sisteminin kurulması ile ortak bir biçimde uygulanmasına imkan verecek rehberlerin oluşturulması,
o Yerel yönetimler tarafından hazırlanan Gönüllü Yerel Raporların ve Sunumların USKKK sekretaryasıyla eşgüdüm halinde ilerletilmesi ve USKKK’nin uygun görüşüne göre BM platformlarında paylaşılması,
o USKK’nın sekreteryasının SKA’ların yer aldığı Gündem 2030’un yanı sıra Kalkınmanın Finansmanı, Yeni Kentsel Gündem (Habitat III) ve Sendai Afet Risk Azaltım Stratejisinin de ulusal ikinci ya da ortak odak noktası haline gelmesi.
SKA’ların tamamlanması için geriye kalan 7,5 yıllık zaman
diliminde ortak geleceğimiz için “kimseyi geride bırakmamak” temasına uygun faaliyetlerin
faydalı olması dileğiyle….
***