22 Temmuz 2022 Cuma

 Ulusal Sürdürülebilir Kalkınma Koordinasyon Kurulu (USKKK) Üzerine

 

Doç. Dr. İzzet Arı

19 Temmuz 2022 tarihinde Resmî Gazetede yayınlanan Ulusal Sürdürülebilir Kalkınma Koordinasyon Kurulu (USKKK) hakkındaki Genelge, Türkiye’nin son yıllarda başta iklim değişikliği, yeşil ekonomi, sıfır atık ve yeşil mutabakat olmak üzere sürdürülebilir kalkınma için yapılan çalışmalara bütünlük sağlaması bakımından oldukça önemli.

1992 yılındaki Birleşmiş Milletler (BM) Çevre ve Kalkınma Konferansından (Rio Zirvesi) beri Türkiye’de sürdürülebilir kalkınma ana politikası ve ilkeleri için kurumsallaşma adına projeler ve faaliyetler yürütülmüş ve ihtiyaç duyulan etkin koordinasyon için zamanla bazı adımlar atılmıştır. Örneğin Rio+10 olarak adlandırılan Johannesburg Zirvesi için ulusal ölçekte uygulama planları ve sektörel politikaları esas alan Ulusal Sürdürülebilir Kalkınma Ulusal Raporu-2002 bu kapsamdaki ilk adımlardan biridir.

Johannesburg Zirvesini takip eden yılda Mülga Devlet Planlama Teşkilatı’nın koordinasyonunda bir Ulusal Sürdürülebilir Komisyonu oluşturulmuştur. Bu komisyonda Dışişleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı (mülga) ve İçişleri Bakanlığı yer almıştır. Bu komisyon kurumlararası sürdürülebilir kalkınmanın ele alındığı ilk komisyon olarak kabul edilebilir.

Daha sonra Türkiye’nin Avrupa Birliği adaylık sürecinin de hız kazanmasıyla yine DPT’nin ana faydalanıcısı olduğu “Sürdürülebilir Kalkınmanın Sektörel Politikalara Entegrasyonu Projesi” 2006-2008 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Bu projede sürdürülebilir kalkınma ilkelerinin başta enerji, ormancılık, su ürünleri, Ar-Ge ve teknoloji ile kentleşme sektörlerine entegrasyonunu sağlayacak politika ve araçları kapsamlı bir şekilde çalışılmıştır. Ayrıca projede sürdürülebilir kalkınmanın yerelleşmesinin etkin bir şekilde sağlanması için bir hibe programı da uygulanmıştır. Bu proje sırasında yine kurumsallaşma ve etkin koordinasyon adına politika önerileri oluşturulmuştur.

2012 BM Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı (Rio+20) için Kalkınma Bakanlığı’nın ana faydalanıcısı olduğu sürdürülebilir kalkınma projesi 2011-2012 yılları arasında kapsamlı ve çok paydaşlı bir biçimde uygulanmıştır. Bu projede sürdürülebilir kalkınma için yeşil büyüme vizyonu ön plana çıkmış daha önceki projeler gibi Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu’nun ilgili kurumları ortak bir anlayış ile Türkiye’nin Rio+20’ye verimli bir şekilde katılmasında rol oynamıştır. Rio+20 zirvesinden sonra “İstediğimiz Gelecek” isimli raporda belirtilen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının hazırlanmasına yönelik ihtiyacın karşılanması için tüm ülkeler bir araya gelme kararı almıştır. Binyıl Kalkınma Hedeflerinin yerini alacak olan bu yeni amaç ve hedef setinin oluşturulması yaklaşık iki yılı aşkın bir sürede müzakerelerle gerçekleştirilmiştir. Bu müzakerelere yalnız devletler değil sivil toplum ve araştırma kuruluşları da dahil olmaya çalışmıştır. Eylül 2015’te Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ve Hedeflerinin BM Genel Kurulunda kabul edilmesiyle 2030 yılına kadar geçerli olan 17 amaç ve 169 hedef tüm ülkelerin yeni yol haritasını oluşturmuştur. Gündem 2030 isimli belgenin bir parçası olan SKA’lar aynı zamanda etkin izleme ve değerlendirme ile kurumsallaşma adına gereklilikleri de ortaya koymuştur.

SKA’ların kabulünden sonraki ilk Yüksek Düzeyli Siyasi Forumda ülkeler SKA’lar için Gönüllü Ulusal Raporlarını BM’ye sunmaya başlamıştır. 2016 yılında başlayan bu raporlama sürecinde ilk yıl sadece 22 ülke raporunu paylaşmıştır. Türkiye bu ülkeler arasında yer almış ve SKA’lara nasıl erişeceğine yönelik yaklaşımını BM’de açıklamıştır. Bu çalışmayı takip eden yıl yine Kalkınma Bakanlığının faydalanıcısı olduğu Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Kapsamında Mevcut Durum Analizi Projesi yapılmıştır. 17 SKA ve 169 hedefi için geçerlilik ve proje, program, plan ve politika bütünlüğünde kapsamlı değerlendirmesi ve politika önerileri bu proje ile belirlenmiştir. Bu projenin çıktıları Türkiye’nin 2019 yılında sunduğu İkinci Gönüllü Ulusal Rapora temel teşkil etmiştir.

Tüm bu proje çalışmaları ve müzakereler sonucunda kurumsallaşma ve etkin koordinasyonun gereği belirtilmiştir. Oluşturulacak koordinasyon kurulunun “kimseyi geride bırakmaması” teması üzerine olması önerilmiştir. Ayrıca merkezden à yerele giderken ulusal politikalara uygun proje ve faaliyetlerin yapılması ve yerelden à merkeze gelirken de etkin izleme-değerlendirmenin yapılarak sonraki politikalara girdi sağlanması ihtiyacı açıkça belirlenmiştir. Böylelikle kurulan USKKK sektörler arasında politika uyumunun sağlanması ve kurumlar arası etkin koordinasyonun oluşturulması için gereken ihtiyacın karşılanması için çok önemli bir dönüm noktasının geçilmesi anlamına gelmektedir. USKKK’nin bundan sonraki işleyişi ile ilgili olarak ilk akla gelen önerilerimi sıraladığımda:

o   SKA’lar doğru yerelleşme adımları için yerel yönetimler/idareler tarafından gerçekleştirilen proje ve faaliyetleri hakkında detaylı bilgilerin yer aldığı veri tabanının USKKK sekreteryasında kurulması,

 

o   SKA’ların politika ve göstergeler bazında takibi için izleme ve değerlendirme sisteminin kurulması ile ortak bir biçimde uygulanmasına imkan verecek rehberlerin oluşturulması,

 

o   Yerel yönetimler tarafından hazırlanan Gönüllü Yerel Raporların ve Sunumların USKKK sekretaryasıyla eşgüdüm halinde ilerletilmesi ve USKKK’nin uygun görüşüne göre BM platformlarında paylaşılması,

 

o   USKK’nın sekreteryasının SKA’ların yer aldığı Gündem 2030’un yanı sıra Kalkınmanın Finansmanı, Yeni Kentsel Gündem (Habitat III) ve Sendai Afet Risk Azaltım Stratejisinin de ulusal ikinci ya da ortak odak noktası haline gelmesi.

SKA’ların tamamlanması için geriye kalan 7,5 yıllık zaman diliminde ortak geleceğimiz için “kimseyi geride bırakmamak” temasına uygun faaliyetlerin faydalı olması dileğiyle….

 

***

 

 

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder