Merhaba
dostlar,
Ha-Joon
Chang ve İlene Grabel’in “Kalkınma
Yeniden” kitabı üzerine değerlendirmelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Kitap genel
olarak iktisadi terimler içerse de daha fazla okur kitlesine hitap edebilmek
için basitleştirilmiş ve mümkün olduğunca az terim kullanılarak kurgulanmış. Kalkınmanın
unsurlarını ele alındığı her bölümde tatlı bir terminolojiyle her konuya rahat bir geçiş yapılmış.
Eser neo-liberal görüşlerin tezlerini objektif
bir biçimde aktarmakta, daha sonra bu tezlere anti-tez olarak alternatif iktisat politikalarının
temelleriyle karşılık vermekte. Özellikle, küreselleşmeyi neo-liberal ekonomi politikalarının
eşleniği olarak görülmesinden kurtarmaya çalışmakta; sosyal refahı, gelir
dağılımındaki eşitsizliği, yoksulluğu ve temel ihtiyaçların karşılanmasını somut
alternatif politikalar ve örnek uygulamalarını önermekte. Ayrıca, demokrasinin
daha iyi yerleştiği ülkelerde, Merkez Bankalarının bağımsız olmaması gerektiğini ve halk
tarafından seçilmiş siyasi karar vericilerin para politikalarını daha etkin bir
şekilde yönetebileceğini bir tez olarak ortaya koyan kitap, siyasi sorumluluğun karar
almadaki önemine değiniyor.
Kitap, serbest
piyasa işleyişini, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Ticaret Örgütü kurullarını ve
reçetelerini, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere kalkınma
politikalarında sürdürülebilirliği sağlayamayan ülkelere sunulurken yapılan hataları ve çıkarılması
gereken dersleri, son kırk yıllık dönem için ortaya koymakta. Diğer taraftan dış
ticaret, sanayi, özelleştirme, fikri mülkiyet hakları, uluslararası özel
sermaye hareketleri, yurtiçi ve yurtdışı finansal denetim ve makro-ekonomik
politika ve kurumları neo-liberal
politikaların yanlış ve eksik yanlarıyla değerlendirmekte. Özellikle iktisat
biliminde bir tek doğrunun olmadığını ya da bir ülke üzerinde başarıyla
uygulanmış para veya maliye politikalarının her ülkede geçerli olamayabileceğini
de kitap bize göstermekte. Bu noktadan hareketle özellikle kalkınma iktisadı
açısından her ülkenin kendine özgün koşulları olabileceği, ülkelerin öne çıkan
sosyal ve kültürel özelliklerinin yeterince tahlil edilmeden veya ön değerlendirmesinin
yapılmadan tavsiye edilen her politikanın uygulanmaması gerektiği görülmekte.
Kitap,
politik ekonomi bakımından Batı’nın
tek ve homojen olmadığını ABD, Avrupa Birliği ülkelerinin ve İngiltere'nin finans
ve reel sektör bakımından farklılaşabildiğini; Latin Amerika ülkelerinden
Meksika, Brezilya, Arjantin, Şili ve Kolombiya’nın maruz kaldığı neo-liberal politika akımlarından nasıl
negatif yönlü etkilendiğini; Doğu
ülkelerinin ise başta Çin, Hindistan, Tayvan ve Malezya olmak üzere korumacı
kalkınma politikalarının pozitif etkilerini ortaya koyuyor.
Herkese iyi okumalar....

Azizim, oldukça başarılı bir bilgilendirme yazısı olmuş. Kalemine sağlık. Kitapta altı liberal söylence ve bunlara reddiyeler yer alıyor. Neo-liberal ekonomi politikalarının bir kült haline geldiği günümüz dünyası için faydalı bir eser.
YanıtlaSilİktisadi düşüncenin temelinde yer alan rasyonel insan yaklaşımı,kişisel çıkarların maksimizasyonuna dayanmakta,insan ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların kültürel değerlere bağlı olarak değişim göstereceğini göz ardı etmektedir. Determinizme ve çizgisel ilerlemeci paradigmaya dayanan anlayışlar, insanların sadece tüketim ve tasarruf konusundaki tercihlerine oranlandığında da meta ideolojisi baskın gelmektedir. Kitapta yer alan reddiyeler alternatif politikaların oluşturulması noktasında değerli bir çalışma olmus.
Maksu